(εισβάλαμε σε όλα τα σπίτια και καταστήματα των μειονοτικών στο Περα)
Ο ιδιος εγγονός τού πρωτοπαλίκαρου του Ipsiz Recep που συμμετείχε
στην γενοκτονία των αρμενίων το 1915.
Αναφερει εκτεταμένα ότι μετα την συμμετοχή του στα Σεπτεμβριανά
έχοντας κερδίσει ασυλία από το κράτος έκανε καριέρα κλέφτη....
το διάβασα εδώ: Kliton Samatiadis
‘Beyoğlu’nda ne kadar gayrimüslim varsa hepsinin dükkânlarına, evlerine daldık’
Gece de gayrimüslimlerin yaşadığı Adalar’a vapur kaldırdılar, insanlar doluşup oralara da gitti yağmacılık etmeye, ben gitmedim ama. Aldıklarımı teknenin altındaki mazgala gazeteye sarıp sakladım. Aldıklarımı diyorum ama aslında çaldıklarımı demem lazım, çünkü tekneye gidince yaptığımın hırsızlık olduğunu düşündüm. Niye aldım diye biraz pişman oldum. Sabah olunca baktım teknenin biraz ilerisinde bir kese altın, başka bir yerde üç tane beşibiryerde reşat. Aldım onları da…
FUNDA TOSUN
Mikdat Remzi Sancak’ı, Zaman gazetesinin 4 Eylül sayısındaki söyleşisi vasıtasıyla tanıdık. “Eskiden herkesi silahıyla karşılardı şimdi hurma ve zemzemle uğurluyor” başlıklı haberde, bir “Eski İstanbul kabadayısının” portresi çiziliyor, Sancak’ın geçmiş maceraları anlatılıp, bugün ne kadar dinibütün bir hayat yaşadığına dikkat çekiliyordu. Haberin kenarına iliştirilmiş küçük bir kutuda ise Sancak’ın 6-7 Eylül katliamı sırasında yaptıkları sıkıştırılmıştı. Gazetenin özel bir önem atfetmediği bu bilgi, bizim için fevkalade değerliydi, çünkü belki de ilk kez, 6-7 Eylül 1955 gecesi İstanbul sokaklarında yağma ve şiddet eylemlerine katılan bir kişi, yaptığı talanı açıksözlülükle anlatıyordu. O gün İstanbul’da olup, gayrimüslim komşusunu koruduğunu söyleyenler dışında ilk kez bir ‘gayrı-gayrimüslim’, işlediği suçu itiraf niteliğinde sözler sarf ediyordu. Hemen aynı gün, Sancak’tan telefonla randevu istedik ve birkaç saat sonra da kapısını çaldık. 6-7 Eylül’ü ve daha fazlasını anlattı....[...] agos.com.tr
Δεν υπάρχουν σχόλια:
Δημοσίευση σχολίου